Hakkında Raw
Julia Ducournau'nun yönettiği ve 2016 yapımı Raw (Orijinal adı: Grave), geleneksel korku kalıplarını zorlayan, rahatsız edici ve düşündürücü bir film olarak karşımıza çıkıyor. Film, katı bir vejetaryen aileden gelen genç Justine'in, veterinerlik okuluna başlamasıyla hayatının nasıl alt üst olduğunu anlatıyor. Okuldaki zorlu hazırlık haftası ritüelleri ve ablası Alexia'nın baskısıyla, Justine kendini bir dizi sıra dışı deneyimin içinde bulur. Zorunlu olarak yediği çiğ tavuk ciğeri, onun içinde uyuyan vahşi ve karanlık bir iştahı uyandırır. Bu iştah, zamanla insan etine yönelik doyumsuz ve kontrol edilemez bir arzuya dönüşür.
Garance Marillier, başrolde Justine karakterini, masumiyetten sapkınlığa uzanan zorlu yolculuğuyla inanılmaz bir inandırıcılıkla canlandırıyor. Ella Rumpf ise abla Alexia rolünde, kışkırtıcı ve manipülatif tavırlarıyla filmin gerilimine büyük katkı sağlıyor. Ducournau'nun yönetmenliği, mide bulandırıcı görüntüleri ve şok edici sahneleri, ergenliğin, cinselliğin, kimlik arayışının ve ailevi baskıların metaforik bir anlatımı olarak ustalıkla kullanıyor. Görsel estetik ve rahatsız edici atmosfer, izleyiciyi filmin içine çekmeyi başarıyor.
Raw, sadece bir 'kan ve iç organ' korku filmi değil, aynı zamanda kişinin kendi içindeki canavarla yüzleşmesinin, toplumsal normlara isyanın ve büyümenin acımasız yanlarının derinlemesine işlendiği bir dramdır. Fransız sinemasının özgün ve cesur örneklerinden biri olan bu film, rahatsız edici temaları ele alış biçimiyle izleyici üzerinde uzun süre silinmeyecek bir etki bırakıyor. Farklı ve sınırları test eden bir sinema deneyimi arayanlar için Raw, mutlaka izlenmesi gereken, akılda kalıcı ve tartışmaya açık bir başyapıt.
Garance Marillier, başrolde Justine karakterini, masumiyetten sapkınlığa uzanan zorlu yolculuğuyla inanılmaz bir inandırıcılıkla canlandırıyor. Ella Rumpf ise abla Alexia rolünde, kışkırtıcı ve manipülatif tavırlarıyla filmin gerilimine büyük katkı sağlıyor. Ducournau'nun yönetmenliği, mide bulandırıcı görüntüleri ve şok edici sahneleri, ergenliğin, cinselliğin, kimlik arayışının ve ailevi baskıların metaforik bir anlatımı olarak ustalıkla kullanıyor. Görsel estetik ve rahatsız edici atmosfer, izleyiciyi filmin içine çekmeyi başarıyor.
Raw, sadece bir 'kan ve iç organ' korku filmi değil, aynı zamanda kişinin kendi içindeki canavarla yüzleşmesinin, toplumsal normlara isyanın ve büyümenin acımasız yanlarının derinlemesine işlendiği bir dramdır. Fransız sinemasının özgün ve cesur örneklerinden biri olan bu film, rahatsız edici temaları ele alış biçimiyle izleyici üzerinde uzun süre silinmeyecek bir etki bırakıyor. Farklı ve sınırları test eden bir sinema deneyimi arayanlar için Raw, mutlaka izlenmesi gereken, akılda kalıcı ve tartışmaya açık bir başyapıt.


















